Bir tahayyülün yüce yaradan tarafından böle bir tevafuk ile size bu name-i hayatefzayıyazdırmış, benim de halime tercüman olarak kaleme aldırmış olmalı. Ne kadar rabbime şükür ve hamd-ü sena etsem azdır. Ulakın namenizi bana getirdikten sonraki halimde şaşırmamı mazur görün size mukarin olmak bana kaf dağını anka kuşu ile tavaf etmek kadar ırak gelmekteydi.
Gözlerinize bakma cesaretini kendisinde bulamayan ben âcizane Bahir kulunuz. Haddini aşarak size düşünde gazeller oluşturmuş. Bir defa görmek için ölümü bile göz almış ve Enderun-u Hümayunda deli divane dolaşmıştır.
Sizin endamınızı seyir eylemek için gonca güller yollara sıralanırdı. Efgan ederdi, bu hal-i muhteşemi kaçıran bülbüller. Haddim ne bülbül olmaktır; ne de gül olmaktır. Gül-i rana yetiştirmiştir sizi bilirim bu yüzden nazınız büyüktür. Nazınıza, işvenize muhabbetimin karşılığı canımdır.
Tüm sıfatları yazsam da cemalinizi kelimelere dökmek mümkün olmuyor. Sizin cemalinizle tanıştığımda bu muallâk dünya da var olduğumu hissettim. Allahın cemal isinin üzerinizde tecellisini anladım. Nedimin dediği gibi
Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere
Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana.
Nedimin dedikleri yavan kalmış bütün ecnebi güzelleri birikmiş toplanmış bir yere, bir yuvarlak oluşturmuş. Bu kara nokta sonra gelmiş kaşının üstündeki beni oluşturabilmiş. Ben yaşadığım seneler içerisinde güzellik kavramını tanımlayamamıştım, tüm kâinat güzellerinin sizle aradaki farkı anlatabilmek için yaratıldığı kanaatindeyim. Benim bu haddini aşan cümlelerimi affetmeniz temennisindeyim. Siz bir sadrazam kerimesi, ben sıradan yeniçeri. Umarım sözlerimden incinmemişsinizdir. Lisan-ı halim size karşı benimde öncelerden muhabbetimin olduğunu ifade etmektir.
Yolunuzda ölmeye hazır
BAHİR
Bu yazı toplam 671 defa okundu.